Oğuz 的个人资料Oğuz YILMAZ照片日志列表更多 工具 帮助

日志


7月26日

Yok yok. Hazırdım Yozlaşmaya

Yıllar kovaladı yılları. Dağdan gelen bağdakini kovdu hep, her yeni gelen yıl yeni bir bebek, her geçen yıl ise eli bastonlu tonton bir amcaydı çocukluğumuzda, ancak zaman geçtikçe gördük ki o bebekler acımasızca kırbaçladılar bastonluları. Kapalı kapılar ardlarına sakladılar yaşanılanları ve unutturturdular. Her ne kadar kilometrelerce uzunlukta teyp şeritlerini yıllardır taşısak da kafamızda, o bebekler izin vermedi geçmişimize erişmemize.
 
Yıllar önce köydeki bahçede benimle oynayan, ben emeklerken pantolonumun belinden ısırıp da beni kendine çeken köpek öldü, belki o köpeğin çocukları, torunları bile öldü. Çakıltaşlarında tuğlaları araba sayıp oynadığımız yerlerde belki de başka şeyler var artık. Dedemin elinden tutup parka gittiğimizde bindiğim salıncağın yerinde şimdi bir düğün salonu var. Tepesinden düştüğüm traktör satıldı, annemin bana aldığı Hi-Men kılıcı bozuldu, üzerinde 50 Ton yazan kamyon figürümün de evimizin kapısından çalınalı 17 sene oldu. 
 
Beni sever yanaklarımı sıkarlardı, Koca Koca teyzeler ıslak ıslak öptüğünde koşar yanaklarımı silerdim. başımı okşarlardı, köy kahvesine gittiğimde dedemle, yaşlı başlı adamlar gazeteleri bana okuturlardı daha 5 yaşımdayken. Eşşek gibi okurdum da, işime gelmezdi kandırırdım onları.
 
Sonra büyüdüm, takvimler ilerledi. Şehirler sahneler değişti, Hep Muzaffer İzgü okurdum. Aslında ne bulsam okurdum. Bir muhabbet kuşum vardı. Ankara'da sanki hiç yokmuş gibi kuş Sökê'den gelmişti. Çapkın koyduk adını. yeşil tatlı birşeydi bıcır bıcır konuşurdu. Kaçtı gitti bir gün... Çapkın gideli de helalinden 13 sene olmuştur.
 
Biraz daha büyüdüm. Hala Muzaffer İzgü Okuyordum. İzmir'de bir okulda Sercan'la tanıştım. saatlerce telefonda konuşurduk. ne konuştuğumuzu hiç hatırlamasam da konuştuğumuzu hatırlıyorum. Şiirler yazardık. Genelde ben yazardım, arada o kağıda yazıp verirdi, ben deftere geçirirdim. Noktalama işaretlerine şiirler yazardık onunla. Secan Ecevit'e bile şiir yazmıştı bi keresinde. Ben daha çok aşk şiirleri yazardım. Haftanın belli günlerinde okurduk derste Nazan Hoca'ya. Ona buna börtü böceğe şiir yazardım, yazdıklarımı şiir sanardım.
 
Biraz daha büyüdüm. Ölçüyü ve düzeni öğrenmem, adam olmaya başladığım zamana rastlar. Yazmadım bir daha şiir. Doğru düzgün okumadım da. Şiir yazmayalı, Muzaffer İzgü okumayalı 8 sene olmuştur.
 
Yıllar mıydı suçlusu yoksa ben zaten hazır mıydım yozlaşmaya. İşime geleni yapar olmuştum, tembel olmuştum, tembelliğimi saklama yollarında benden iyisi yoktu, çok iyi başarırdım bunu. Yok Yok. Hazırdım yozlaşmaya.
 
Yıllar kovaladı yılları. kovalamadılar aslında, kovdular. köpek kovar gibi hoşt dediler, kedi döver gibi pişt dediler. 22 yılda neleri değiştirdiler ve hiç de hissettirmediler.
Hapsettiler geçmişimizi, nefret etmemizi istediler geçmişimizden. Bazen başardılar da. İstediler ki her defasında bir perde çekelim, yenilenince eskiyi görmeyelim.
 
Evet evet başardılar bazen. Şiirler yazdığım deftere elimi yıllardır sürmememi sağladılar.
 
Şimdi gidip şu lanet defteri bulayım :)