Oğuz's profileOğuz YILMAZPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
Oğuz YILMAZOğuz Yılmaz'ın ilan panosu :) belki kişisel birkaç şey... |
|||||
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
gozde doganwrote:
omg:P
26 July
OKTAY
wrote:
ÇOK HARİKA Bİ SPACEN VAR SANA BAŞARILAR
24 Nov.
gürkanwrote:
Spaceniz Güzel olmuş
17 Nov.
|
September 08 İbibikler öter ötmez...Efenim her ne kadar İzmir memleketim sayılmasa, biz asker çocuklarının işte burası diyebilecekleri bir memleketleri olmasa da İzmir benim memleketciğim işte. İlkokul 5, ortaokul lise, güzel yıllar güzel anılar var İzmir'de. Aslında Ankara'yı daha çok sevdiğimi söylerim İzmir'e ama şımarmasın diye, yoksa İzmir başkadır.
Memleketciğimle tam 4 yıl oldu hasretliğimiz, Her yıl İzmir'de geçirdiğim gün sayısı gittikçe azaldı. Hiçbir zaman "geri dönücem İzmir bekle beni" diyenlerden olmadım. 2005 yılıydı, Eylül ayıydı bırakıp gittiğimde, o zamandan beri biliyordum bundan sonrasının İzmir'de olmayacağını.
Tanıyanlar bilirler, geçtiğimiz Haziran'da üniversite eğitiminin sonuna gelmiş olmam gerekiyordu. Ama uzatmaları oynamak lazımmış. Neyse konumuz bu değil. Şimdi farkettim ki eğer herşey planladığım gibi olursa (dualarınıza talibim) Ocak sonunda lisans derecesini elde etmek için vermem gereken 156 krediyi tamamlayacağım. Ardından iyi kötü bir işe girip vira bismillah hayata atılacağım. E yıllık izine tabi olup, büyük ihtimalle ilk senemde anca 1 hafta izin kullanabileceğim.
Bugün tek yön aldım biletimi, büyük ihtimalle birdaha tek yön bilet almam. Çünkü bir daha İzmir'de 20 gün üst üste kalmayacağım. Acıtıyor insanın içini, hazmı kolay değil.
Kara Gözlüm, İzmir'im Allah izin verirse ibibikler öter ötmez ordayım.
KIŞLADA BAHAR
kara gözlüm, efkarlanma gül gayri!
ibibikler öter ötmez ordayım. mektubunda diyorsun ki: "gel gayri!" sütler kaymak tutar tutmaz ordayım. ah çekerim resmine her bakışta! bir mahzunluk var o boyun büküşte. emin ol ki, her sigara yakışta, sanki, duman tüter tütmez ordayım... mor dağlara, karargahlar kurulur; eteğinde bölük bölük durulur... on dakika istirahat verilir; tüfekleri çatar çatmaz ordayım!.. dağlar taşlar bu hasretlik derdinde; sabır, sebat etmez gönül yurdunda! aksam olur, tepelerin ardında, daha güneş batar batmaz ordayım... aramıza dağlar girmiş koskoca! meraklanma, gönlüm dağlardan yüce... bir gün değil, beş gün değil, her gece, yatağıma yatar yatmaz ordayım... bahar geldi; koyun, kuzu koklaştı, iki aşık, senelerdir bekleşti... kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı; vatan borcu biter bitmez ordayım!.. Bekir Sıtkı Erdoğan Not: Muharrem Ertaş da yorumlasın, dinleyelim bir de :)
August 05 Massa Taburcu OlurkenFormula 1'i takip edet etmeyen herkesin takip ettiği ve gerçekten çok ucuz atlatıldığını düşündüğüm bir vaka Felipe Massa'nın kazası. Özellikle F1'in İstanbul ayağındaki 4 yarışın 3'ünü kazanan Massa'nın ülkemizde de üzüleni oldu.
Massa Macaristan'daki hastaneden taburcu olduktan sonra dinlenmek için ülkesine giderken, ilk defa bu kadar net gördük yüzündeki hasarı. Belki de tekrar tekrar geçtik fotoğrafların üzerinden. yorumlar yaptık kendimizce ve yaşadığına şükrettik.
Ancak bu fotoğraflara bakarken ilk andan beri aklımda başka birşey var. Massa'yı severim takdir ederim ama benim dikkatimi başka birşey çekti. Çelebi!
Massa Brezilya'ya uçarken, tanıdık bir isim vardı etrafındaki görevlilerin yeleklerinde. Herşeyimizi futursuzca yabancı şirketlerin yönetimine verirken Macaristan - Budapeşte Havalimanı'nın yer hizmetlerini bir Türk Şirketi'nin vermesi gururumu okşamadı değil.
Türkiye'deki birçok havalimanı dışında Hindistan, Macaristan ve Belçika'da da ülkemizi temsil eden Çelebi'ye teşekkür edip, Massa'ya da acik şifalar dileyelim. July 26 Yok yok. Hazırdım YozlaşmayaYıllar kovaladı yılları. Dağdan gelen bağdakini kovdu hep, her yeni gelen yıl yeni bir bebek, her geçen yıl ise eli bastonlu tonton bir amcaydı çocukluğumuzda, ancak zaman geçtikçe gördük ki o bebekler acımasızca kırbaçladılar bastonluları. Kapalı kapılar ardlarına sakladılar yaşanılanları ve unutturturdular. Her ne kadar kilometrelerce uzunlukta teyp şeritlerini yıllardır taşısak da kafamızda, o bebekler izin vermedi geçmişimize erişmemize.
Yıllar önce köydeki bahçede benimle oynayan, ben emeklerken pantolonumun belinden ısırıp da beni kendine çeken köpek öldü, belki o köpeğin çocukları, torunları bile öldü. Çakıltaşlarında tuğlaları araba sayıp oynadığımız yerlerde belki de başka şeyler var artık. Dedemin elinden tutup parka gittiğimizde bindiğim salıncağın yerinde şimdi bir düğün salonu var. Tepesinden düştüğüm traktör satıldı, annemin bana aldığı Hi-Men kılıcı bozuldu, üzerinde 50 Ton yazan kamyon figürümün de evimizin kapısından çalınalı 17 sene oldu.
Beni sever yanaklarımı sıkarlardı, Koca Koca teyzeler ıslak ıslak öptüğünde koşar yanaklarımı silerdim. başımı okşarlardı, köy kahvesine gittiğimde dedemle, yaşlı başlı adamlar gazeteleri bana okuturlardı daha 5 yaşımdayken. Eşşek gibi okurdum da, işime gelmezdi kandırırdım onları.
Sonra büyüdüm, takvimler ilerledi. Şehirler sahneler değişti, Hep Muzaffer İzgü okurdum. Aslında ne bulsam okurdum. Bir muhabbet kuşum vardı. Ankara'da sanki hiç yokmuş gibi kuş Sökê'den gelmişti. Çapkın koyduk adını. yeşil tatlı birşeydi bıcır bıcır konuşurdu. Kaçtı gitti bir gün... Çapkın gideli de helalinden 13 sene olmuştur.
Biraz daha büyüdüm. Hala Muzaffer İzgü Okuyordum. İzmir'de bir okulda Sercan'la tanıştım. saatlerce telefonda konuşurduk. ne konuştuğumuzu hiç hatırlamasam da konuştuğumuzu hatırlıyorum. Şiirler yazardık. Genelde ben yazardım, arada o kağıda yazıp verirdi, ben deftere geçirirdim. Noktalama işaretlerine şiirler yazardık onunla. Secan Ecevit'e bile şiir yazmıştı bi keresinde. Ben daha çok aşk şiirleri yazardım. Haftanın belli günlerinde okurduk derste Nazan Hoca'ya. Ona buna börtü böceğe şiir yazardım, yazdıklarımı şiir sanardım.
Biraz daha büyüdüm. Ölçüyü ve düzeni öğrenmem, adam olmaya başladığım zamana rastlar. Yazmadım bir daha şiir. Doğru düzgün okumadım da. Şiir yazmayalı, Muzaffer İzgü okumayalı 8 sene olmuştur.
Yıllar mıydı suçlusu yoksa ben zaten hazır mıydım yozlaşmaya. İşime geleni yapar olmuştum, tembel olmuştum, tembelliğimi saklama yollarında benden iyisi yoktu, çok iyi başarırdım bunu. Yok Yok. Hazırdım yozlaşmaya.
Yıllar kovaladı yılları. kovalamadılar aslında, kovdular. köpek kovar gibi hoşt dediler, kedi döver gibi pişt dediler. 22 yılda neleri değiştirdiler ve hiç de hissettirmediler.
Hapsettiler geçmişimizi, nefret etmemizi istediler geçmişimizden. Bazen başardılar da. İstediler ki her defasında bir perde çekelim, yenilenince eskiyi görmeyelim.
Evet evet başardılar bazen. Şiirler yazdığım deftere elimi yıllardır sürmememi sağladılar.
Şimdi gidip şu lanet defteri bulayım :)
March 18 Web Gunleri Geliyor! - Yıldız'da Web GünleriYTÜ Bilişim Kulübü olarak Web'i bir büyük etkinlikle ele alıyoruz. Web'in değişik kategorilerinden tanınmış simaların yer alacağı, Microsoft'un da Ana Sponsor olarak desteklediği Web Günleri etkinliğine ilgili herkesi bekliyoruz..
Detaylar : http://webgunleri.spaces.live.com Etkinlik programı 26 Mart Çarşamba 10:15 Açılış 10:30-12:00 Online Toplulukların hayatımıza etkisi Panel Yöneticisi: Mehmet Cihangir (Web Girişim) Şekip Can Gökalp –Netlog Türkiye Direktörü Erhan Erdoğan –Sevenload Türkiye Evangelisti Sinan Ata –StudentSN Türkiye Direktörü Volkan Biçer –Ortakantin Kurucu Ortağı 13:00-14:30 Web Girişimlerinde Yazılım Süreci ve Güvenlik Ersan Bilik – Codart Genel Müdürü 15:00-16:30 Bilişimde Dergiciliğin Önemi ve E-Dergi Hakkı Alkan – shiftDelete.net Site Kurucusu Ecevit Bıktım – shiftDelete.net Genel Yayın Yönetmeni (Kapanan Pc-Magazine Genel Yayın Yönetmeni) Cem Sünbül – shiftDelete.net Haber Müdürü (Kapanan Pc-Magazine Haber Müdürü) 26 Mart Perşembe 12:30-14:00 Internet Projeleri Nasıl Ortaya Çıkıyor?(etohum) Cvyolla.com - Onur Çakır ideshot.com - Metin Kahraman, Harun Pekşen sunumax.com - Sadık Kocabaşa 14:15-15:30 Blog Namı Diğer Sanal Günlük (Panel) Eray Endeş – NTV Blog ödüllerinin düzenleyicisi panelimizin yöneticisi Arda Kutsal - Crenvo Razzi denince akla gelen kişi, Blograzzi ve Webrazzi’nin kurucusu Mert Erkal – problogger M. Serdar Kuzuloğlu - mserdark.com , Radikal Gazetesi Yazarı Ersan Özer - uzman.tv Devletşah Alhanlıoğlu – devletsah.com (**) 16:00 Stand-up Gösterisi Umut KANTOĞLU 17:30 Microsoft Kapanış Kokteyli September 05 Hızlanma Vakti...29 Ağustos itibari ile, 1 yıldır büyük keyifle yürüttüğüm Microsoft Ailesi üyeliğimi 1 yıl daha sürdüreceğim resmi olarak belgelenmiş oldu. E artık haliyle biryerlerden başlamak gerek deyip, 2008-2009 MSP'lerinden biri olarak bloguma bir güncelleme girdisi ekliyorum :) Sanırım blog tutmak için yaratılmamış olanların başına sık sık gelir, 3-4 girdinizden biri yeniden yazıyorum olur :) Umarım bu sene bu genel-geçer benim için geçerli olmaz. Alan adımı da sonunda aldım. www.oguzyilmaz.info artık benim. kafama göre bir hosting buduğum anda bir nakliyat şirketiyle anlaşıp blogunu taşıyacağım. Ama önce Anadolu Üniversitesi'ndeki öğrencilik sorumluluklarımı tamamlamalıyım. Cumartesi Genel Muhasebe, Pazar GÜnü de İktisada Giriş ve Davranış Bilimerine Gİriş Bütünlemelerim var. Şans Dileyin :):) Görüşmek Üzere... February 17 Kardanadam...Hangimizin çocukluğunun bir parçası değildir ki kar ve karla oynanan oyunlar. En azından bir kere karın tadına bakmışızdır ve helvayla pekmezle beraber denemişizdir karı. Birçoklarımızın kabusu olsa da, kar, beyaz bulutlardan yağdığını belli eder gibi yumuşak, asil gökyüzünün bir armağanı olduğunu gösterir gibi keskin ve ne kadar soğuk olursa olsun bir süre sonunda yanan ellerimizden anlaşılacağı gibi ateşli... 1997 de daha 10 yaşımdayken İzmir'e taşındığımızda belki de farkında değildim. Çocukluğumun en büyük zevkinden mahrum kalacaktım, kardan uzak olacaktım. Karlı havalarda düşüp kaymayacaktım ve buzlar üzerinde elele yürümeye çalışmayacaktım yumurcak arkadaşlarımla. Aslında büyüyorduk mekan değişirken obje de değişiyordu. belki de zaten yapamayacağım şeylerdi bunlar ama olsundu. İzmir'de kar yoktu ve Oğuz artık o karda oynayan çocuk değildi. 2005 olmuştu yıllardan ve her nasıl olduysa bir şeyhzade gibi büyütülen ben, Topkapı Sarayı'nın 1.avlusunda buluvermiştim kendimi. ve 2006 ocağında Topkapı Sarayında Kartopu oynamanın nasıl birşey olduğunu tatmıştım. Bir devri kapatıp bir devri açan bir devletin idare edildiği yerde, bu devleti yönetecek çocukların oyunlar oynadığı yerde, çocuk ruhum ve 19 yaşındaki kocaman bedenimle sağa sola savuruyordum karları kartoplarını. yokuştan aşağı kayıyor, bir daha bir daha kayıyor ve eğleniyordum. karla beraber gülmek, yüzünün yandığını hissederken gülümsemek ve yeni bir darbeye hazırlıklı olmak... ve şimdi. 16sını 17 sine bağlarken gece, kar artık iyice hissettirirken kendini, vaktı gelmişti. en son yaptığım kardanadam, benim boyumdaydı. ama boyum 12 kış önce kaçtı bilmiyorum. biraz kovalamacadan snra işe koyulduk. yuvarladık yuvarladık yuvarladık... Sadece benim değil, hepimizin çocuklarını uyandırdık. Ellerim mi yanmış karın ateşiyle yüzüm mü donmuş hiç önemli değil... kulaklarımı mı hisstmiyorum yoksa parmaklarım mı donmuş :) Ne önemi varki adam olmuştum ben. Eskiden ağlardım ellerim yanarken. Şimdi ise, şimdi ise ne önemi var ki adam olmuştum ben. adam olmuştum ben. Engin, Seçil, Damla çok teşekkür ederim. 12 yıl önce de yapmıştım kardanadam. Boyum kadardı. ve yine Boyum Kadar kardanadam yaptım yalnız hangimiz kardan anlamadım :) Not: Albümde ilgili yerde birkaç fotoğraf var :) January 31 Eğitimler Hakkındaki Anketimizi oylayınKulüp Sitemiz anasayfada bir anket YTU Bilişim Kulübü Üyelerimizi Bekliyor...
Arkadaşlar, Şimdiden teşekkürler... December 12 .NET Remoting Semineri Ardından11 Aralıkta CETURK ile beraber düzenlediğimiz, Microsoft tarafından 4 yıl üst üste MVP seçilen ve hala MVP olan INETA MEA Genel Müdürü Aykut Taşdelen'in akıcı anlatımıyla renk kattığı Remoting Semineri, konu üzerine meraklı birçok arkadaşımızın katılımıyla gerçekleştirildi. Sağlık sorunları olduğu halde bu semineri veren Aykut Taşdelen'e, ve Ceturk ailesine teşekkürlerimizi sunarız. www.aykuttasdelen.net sitesinden Aykut Taşdelen'in bu seminerinin notlarına ve Aykut Hocamızın notlarına ulaşabilirsiniz. Imagine Cup 2008 Yazılım Tasarımı Semineri'ne davetlisinizImagine Cup 2008 Yazılım Tasarımı Semineri'ne davetlisiniz Hayal et! Dünyayı değiştir! Imagine Cup dahilinde en kapsamlı çalışmaların yarıştığı kategori olan Yazılım Tasarımı konusunda potansiyel ekiplerin kafasındaki soru işaretlerini yanıtlayacak bir seminer düzenliyoruz. Yıllardır Imagine Cup finallerinde jüri olarak görev almış, sektörün duayenleri ve bu heyecanı bire bir yaşamış ekiplerin deneyimlerini paylaşacağı bu seminere Imagine Cup ile ilginen herkes davetlidir. Seminere katılmak için kayıt olmanız yeterlidir : http://www.msakademik.net/seminer_kayit.aspx?etkinlik_id=232 Tarih: 5 Ocak 2008, Cumartesi November 29 Akılları Alan Robot SemineriTürkiye Robot Turu Kapsamında Robot Semineri... Konu Başlıklarımız şu şekilde;
- Günümüzde Robot Ensdüstrisi - Microsoft Robotics Studio (MSRS) İle Yazılım Geliştirme - Endüstriyel Robotlar - Kişisel Robotiğin Geleceği - Robot Pazarının Geleceği - Görsel Programlama Dili (VPL) - MSRS Simulasyon Ortamı - MSRS ile Servis Yönelimli Mimarisi - Robot Programlamada Gelecek Imagine Cup Embedded kategorisi için de duyuru yapılacak olan bu seminerin konuşmacısı ise Oğuz BAYRAKDAR. Hepnizi Bekliyoruz. |
Public folders ![]() .NET Remoting Semineri
![]() 17 Şubat
![]() Bilişim '07
![]() Bilişim Günleri Açılış
![]() Bilişim Günleri Beko Oturumu
![]() Bilişim Günleri Cisco Oturumu
![]() Bilişim Günleri IBM & Sibnet Oturumu
![]() Bilişim Günleri Imagine Cup Oturumu
![]() Bilişim Günleri kariyer.net Oturumu
![]() Bilişim Günleri Oytek Oturumu
![]() Bilişim Kulübü - İftar
![]() Bilişim Kulübü Cebit'te
![]() Blog Fotoğraflarım
![]() Blog Konferansı '07
![]() Kardanadam
![]() Kep Töreni - 17.06.2009
![]() LEGENDS
![]() Mezuniyet Yemeği 12.06.2009
![]() Ortak
|
|||
|
|